Potansiyel müşterinizin “yarasına tuz basarak” onu harekete geçirmeyi denediniz mi?
Hedef kitlenizin gece uyumasını engelleyen o spesifik acıyı tek cümlede yüzüne vurun.
“En iyi implantı yapıyoruz” demeyin.
“Eksik dişleriniz yüzünden kalabalık masalarda rahatça yemek yiyemiyor musunuz?” deyin.
Sorunu onlardan daha iyi tanımladığınızda, çözüme sahip olduğunuzu varsayarlar.
Sadece sorunu söylemek yetmez.
O sorunu çözmezse ne kaybedeceğini hatırlatıp acıyı büyütün.
“Ertelediğiniz her gün çene kemiğiniz eriyor ve yüz hatlarınız çökerek olduğunuzdan 10 yaş yaşlı görünmenize neden oluyor.”
İnsanları harekete geçiren en büyük güç acıdan kaçmaktır.
Hizmetinizi sıradan bir işlem değil, bir “kurtarıcı reçete” olarak sunun.
“İşte bu yüzden 1 günde kalıcı dişlere kavuşmanızı sağlayan X protokolümüz var. O eski özgür gülüşünüze bugün geri dönün.”
Doğru psikolojik mesaj doğru müşteriyi çeker, arkasına kurduğumuz dijital sistem ise o müşteriyi fire vermeden satışa dönüştürür.
Comments are closed